Alkarısı
Kırk gün içinde yalnız kalan anneye gelir; ciğerini alıp suya koşar.
ÇağIII · Karanlık Çağ ve İnziva
- Âlem
- Yeraltı / Yer
- Tür
- Ruh
- Kudret 3/5
Kodeks levhası · 512×512Kaynaklardafolklor · akademi · dipnotlu
Çin Seddi'nden Akdeniz'e
Loğusaya musallat olan bu ruh, İnan'ın deyişiyle Çin Seddi'nden Akdeniz kıyılarına kadar tanınır: batıda Al karısı ve Albastı, Orta Asya'da Albastı, Tuva'da Albıs, Altay'da Almış, Yakutlarda Abası.[1] Kazak anlatısında uzun saçlı, korkunç bir kadındır; memelerini omuzlarından geriye atar. Anadolu'da çoğunlukla al gömlekli, yaşlı ve çirkin bir cadı olarak düşünülür, ama güzel olanları da vardır; İnan'a göre aslında bir sarı kızdır.[1][2]
"Bu ruh loğusalara musallat olup ciğerlerini alır ve götürüp suya atar." Suya varırsa anne ölür. Kazak ve Kırgız anlatılarında aldığı organ çoğunlukla akciğerdir; Türkçe ciğer ikisini de karşılar.[1][4] İki türdür: Kara Albastı ağırbaşlı ve ciddidir, yalnız ocaklı adamdan korkar; Sarı Albastı hoppa ve mekkârdır, bir hocanın okumasıyla kaçar.[1] Geceleri atları ahırdan alıp sabaha kadar koşturur, yelelerini örer.[1]
Onu uzak tutan şeyler: demir, silah sesi, ateş, al renk ve ocaklı. Loğusanın başına al kurdele bağlanır, yastığının altına bıçak ya da iğne konur, kırk gün yalnız bırakılmaz.[1][2] Yakalayanlar vücuduna iğne saplayıp onu insan kılığına sokar ve uzun süre hizmetlerinde kullanır; böyle evlere ocak, insanlarına ocaklı denir.[2] Altay'ın kendi kaydında ise albıs yalnızca Erlik'in oğullarının yönettiği bir ağır hastalık ruhudur; loğusa yoktur.[3]
Tengri Verse'tekurgusal yorum
Kırk günün korkusu
Tengri Verse'te Alkarısı, Erlik Han'ın yaptığı karanlık ruhlardan biridir; nasıl yaptığı söylenmez, ama Körmös gibi örsten çıkmamıştır. Dördüncü çağa kadar yeryüzüne uzanan gölgesinin bir parçasıdır.
İki türdür. Kara Alkarısı ağır ve sessizdir; yalnız daha önce kendi türünden birini yakalamış olandan korkar. Sarı Alkarısı, sarı saçlı kız, hoppa ve kurnazdır; söylenen bir tekerlemeyle kaçar. Kodeks levhası Sarı'yı gösterir.
Kırk gün içinde yalnız bırakılan anneye gelir; göğsüne oturur, ciğerini alır ve suya koşar. Suya varırsa anne ölür. Geceleri atlara biner, yelelerini örer. Demire yaklaşamaz; demir bir iğneyle delinirse o evin hizmetkârı olur ve o ev artık ocaktır. Kodeks onu üçte tutar: tek başına bir anneyi öldürür, tek bir iğne onu köle eder.
Kaynakça
- İnan, A. "Al ruhu hakkında." Türk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi 1, 1933, pp. 160–167; Tarihte ve Bugün Şamanizm, TTK, 1986, pp. 169–171.
- Küçük, A. "Alkarısı." TDV İslâm Ansiklopedisi 2, 1989.
- Anokhin, A. V. Materialy po shamanstvu u altaitsev. Leningrad, 1924, p. 6; Verbitsky, V. I. Slovar' altaiskogo i aladagskogo narechii. Kazan, 1884, p. 20.
- Dallos, E. "Albasty: A Female Demon of Turkic Peoples." Acta Ethnographica Hungarica 64/2, 2019, pp. 413–424.